(TDP) İstanbul İl Başkanı Yusuf Polat ‘’Kalbimiz bütün Türkiye için atacak!‘’

  • (TDP) İstanbul İl Başkanı Yusuf Polat ‘’Kalbimiz bütün Türkiye için atacak!‘’
(TDP) İstanbul İl Başkanı Yusuf Polat ‘’Kalbimiz bütün Türkiye için atacak!‘’

En Güzel Haber

(TDP) İstanbul İl Başkanı Yusuf Polat ‘’Kalbimiz bütün Türkiye için atacak!‘’

13 min read

(TDP) İstanbul İl Başkanı Yusuf Polat ‘’Kalbimiz bütün Türkiye için atacak!‘’

Türkiye Değişim Partisi (TDP) İstanbul İl Başkanı Yusuf Polat, Cumhur Haber’e konuştu.

Türkiye Değişim Partisi (TDP) İstanbul İl Başkanı Yusuf Polat; ”Yaptığımız çalışmalarda her İlçede yeni Liderler, yeni Sarıgül’ler Çıkarmak İçin Çalışıyoruz.” dedi.

Türkiye Değişim Partisi (TDP) İstanbul İl Başkanı Yusuf Polat, Cumhur Haber’den Bülent Çavuş’a konuştu.

Türkiye Değişim Partisi (TDP) İstanbul İl Başkanı Yusuf Polat, Cumhur Haber’den Bülent Çavuş’a konuştu.
 
 
Şu anda Türkiye Değişim Partisi yasal olarak kuruldu. İstanbul’da kaç ilçede örgütlendiniz?


Öncelikle geldiğiniz ve bize vakit ayırdığınız için teşekkür ederiz. Biz yaklaşık üç aydır İstanbul’da bir teşkilatlanma çalışması içerisindeyiz. Öncelikle il yönetiminde bazı temel kadro şekillenmemizi yaptık ama tamamlamadık. Çünkü parti kurulduktan ve biz mazbatayı aldığımız süreçten sonra bizim ilk elden ulaşamadığımız ama sonra ulaşılabilir olduğumuz diğer yerlerden ve kitlelerden bize katılımlar olacaktı. Bunları ihtiyatımıza aldık. Ve o katılımlar başladı. Biz o insanlara kadromuz dolu teşekkür ederiz diyemezdik. Planladığımız ölçüde il yönetimimizi belli kısımda kurduk. Kalan arkadaşlarımızı da yeni diğer kesimlerden gelecek arkadaşlarımız için bir çalışma alanı olarak tahsis ettik ve onları da değerlendirmeye aldık. İlçe başkanı olacak arkadarımızı çok çok daha fazla önemsiyoruz. Çünkü İstanbul’da bu ilçe  başkanlarımızın her birini yeni Mustafa SARIGÜL ‘ler olarak görüyoruz. Öyle olmasını istiyoruz. Öyle olabilecek potansiyele sahip arkadaşları arayıp tarayıp o konumlara takdim ediyoruz. Tabi şu ana kadar 14 tane ilçemizde ilçe başkanımızı belirledik. kendilerine görevi verdik . Bizde ilçe başkanlarını belirleme süreci yaklaşık üç hafta sürüyor. Nedir bu üç  hafta? Bize bu şekilde gelen arkadaşları ilk önce bireysel  anlamda il başkanlığımıza davet ediyoruz. Kendilerini dinliyoruz ve niyetlerini anlamaya çalışıyoruz. Bu işe ne kadar sarılacaklarını anlamaya çalışıyoruz. Kendi özlük bilgileri üzerinden bu işi ne kadar ne şekilde yapabileceklerini  süzmeye çalışıyoruz . Bu arkadaşı gönderiyoruz ve bu arkadaş hakkında biz kendi araştırmalarımızı da yapıyoruz. Bu arkadaşımızın bizim için doğru kişi olduğuna inandığımızda, bu defa bir daha çağırıyoruz. Varsa bir ekleyeceğimi onu söylüyoruz. Sonra diyoruz ki; “lütfen gidin ilçe yönetiminde sizinle birlikte görev alabilecek 10 tane arkadaşınızı alın gelin diyoruz. Bu 10 arkadaşımız o ilçede bölgesel, çevresel, yöresel, mesleki her türlü çeşitliliğe uygun bir temsilde olsunlar ve biz o arkadaşların gerçekten yönetiminizde olması gereken arkadaşlarımızdan olmasınız arzu ediyoruz” diyoruz. Yani ahbabınızı , dostunuzu, akrabanızı getirmeyin. Bunlar da olabilir ama yönetiminizde olacak gerçek kişiler olsun. 25 kişilik ilçe yönetimleri planlıyoruz. Hepsini istemiyoruz. 10 tanesi gelsin. Bizim zaten Türkiye Değişim Hareketi sürecinden beri gelen, bizimle halen gönül bağını devam ettiren her ilçede arkadaşlarımız var. Bizlerde o ilçelere takviyede bulunuyoruz. Yeni katılan  başka arkadaşlar da oluyor. Duyan geliyor. Neticede bu 25 kişilik sayıyı yönetimsel anlamda bu şekilde oluşturuyoruz ama dediğim gibi ilçe başkanını iki yada üç defa davet ediyoruz. En son ekibiyle geldikten sonra ve en son o ekibi de biz onayladıktan sonra görevi kendisine tebliğ ediyoruz ve hayırlı uğurlu olsun diyoruz. Kendisini yolcu ediyoruz. Çalışmalarına takip etmeye başlıyoruz. Bu şekilde biz 14 ilçeye ilçe yöneticisi atadık ama bu 14 ilçeye ilçe başkanını atarken çok süzüyoruz.  Çok filtremiz var. Bugün  her isteyenle, her görev talep edene biz ilçe başkanlıklarını vermiş olsaydık inanın 39 ilçenin tamamı hazırdı ama biz bunu yapmıyoruz. Biz o bölgede o ilçede yeni Mustafa SARIGÜLLER çıkartmaya çalışıyoruz. Genel Başkanının halen kedisini ben Gençlik Kolu Başkanıyım diye tanıttığı bir partide saha gücü , ilçelerdeki güç, lokal güçlerin ne kadar değerli olduğunu bilen ve o bilinçle siyaset yapan kişileriz.


Başkanım peki il yönetimi ne zaman netleşecek?


Dediğim gibi 30 kişilik ana yönetim temel kadromuzu oluşturduk. 50 kişilik bir yönetim planlıyoruz. 20 kişilik bir kontenjanımız var ama orda da çok seçiciyiz. Siyasette bazı unsurlar olmalı ki o konumlarda bulunması gerekiyor. Nedir bu? Sahada karşılığı olması lazım. Fikirde karşılığının olması lazım. Fikir üretebilmesi, proje üretebilmesi lazım. Ekonomik anlamda siyaset yapmaya müsait olması lazım. Ama sadece ekonomik bazlı değil tabi. Biz imece usulüyle dönen bir yapıyız. Bir yerden veya yurt dışından gelir kaynağı olan bir yapı değiliz. Tamamen bu ülkenin kendi öz çocuklarının kendi öz kültürünün evlatlarının kurduğu bir yapılanmayız. Her şeyimizi kendimiz yapıyoruz, kendimiz planlıyoruz. Tüm saha çalışmalarını etkinliklerini kendimiz yapıyoruz. Dediğim gibi il yönetimindeki arkadaşlarda da az önce ifade ettiğim gibi politik derinlik önemli. Sahada karşılığının olması önemli. Sahada reaksiyon gösterebilecek özellikte olması önemli. Heyecanlı olması önemli. Bu işi tutkuyla yapması lazım. Zaman ayırabiliyor olması lazım. Siyaseti toplantı hazirunu için yapmıyoruz. İl yönetimindeki arkadaşları bir toplantı hazirunu olsun diye çağırmıyoruz. İl yöneticimiz her an siyasette kendini bir programa hazır olabilecek ve müsait konumlandırması gerekiyor. Geniş zamanlı kendi  kişisel konfor alanını daraltacak ama siyaseten alanını biraz daha genişletebilecek bu konuda da taahhüt edebilecek arkadaşlarla yürüyoruz. Her koşulda hazır olması gerekir.


İl binanız nerede olacak başkanım?


İl binamız Şişli Palazoğlu sokakta. 5 katlı bir binamız var. Orası bizim karagahımız. İktidara hazırlık merkezimiz.  Yaklaşık üç aydır kabullerimizi burada yapıyoruz. Bundan sonrada önümüzdeki dönemde burada kalmayı planladık. Yaklaşık 1000 m2lik bir alanı olan bir bina. Şimdi bu binayı aslan yattığı yerden belli olur şiarıyla bir tadilata sokuyoruz. Yepyeni hale getireceğiz. Dışardan ve içerden gelen arkadaş ve misafirlerimizi ağırlayabileceğimiz nitelikte ve kalitede olması için bir çalışmaya giriyoruz önümüzdeki günlerde.  
Başkanım birazda gündemle ilgili soru sormak istiyorum. 

Zaten siyasette herkes tanıyor sizi.


Herkesin tanıdığını zannetmiyorum ama siyasette yaklaşık 8-10 senedir gerek Çekmeköy’de gerekse daha önce Türkiye Değişim Hareketinde önemli siyasi çalışmalarımız oldu. Bizi gözlemleyen etkileşim içinde bulunduğumuz kişilerin takdirini aldığımıza inanıyoruz.
Meclis üyeliği de yaptınız herhalde. evet Çekmeköy’de meclis üyeliğim vardı. Bu konuda mütevazi olmayacağım. Eğer o konuya girecek olursak 2014-2019 döneminde Çekmeköy’de belediye meclis üyesiydim. Cumhuriyet Halk Partisi listelerinden. Bugün İstanbul ‘da siyaset yapan tüm CHP lilerde -yiğidi öldür ama hakkını yeme derse- benim o dönemde İstanbul’daki en etkili meclis üyelerinden bir olduğumu onlar dahi söyleyecektir.
Başkanım son olarak gündemle ilgili bir şey sormak istiyorum. Dün asgari ücret açıklandı. Bazı kesim beğendi. Sendikalar karşı çıktı. Çoğu insan 2825 liranın az olduğunu düşünüyor.


Yokluk siyaseti yapmayı reddediyoruz. Biz varlık siyaseti yapmak istiyoruz. İktisat kıt kaynakların verimli şekilde kullanılması meselesidir ama iktisadı sadece haneye ve dar gelirliye uygulamaya kalkışırsanız hata yaparsınız bu ülkenin dokusunu bozarsınız. Yokluk siyaseti değil varlık ve bereket siyaseti yapmamız lazım. Kıt kıtı hesap etmememiz, varlığı veya bolluğu paylaşmamız ve bolluğu nasıl elde edebiliriz bunun siyasetini değiştirmeye ihtiyacımız var. O nedenle öncelikle bu ülkenin kaynaklarını en verimli şekilde kullanmayı bilmemiz ve Genel Başkanımızın da dediği gibi katma değer yaratan markalarını geliştirmesi gerekiyor bu ülkenin. Sanayi markalarını geliştirmesi gerekiyor. Üretimi yaptığı alanlarda yazılımı ve zekayı üretime aktarabilmesi gerekiyor. Bir i phone cihazının ham madde değeri belki 5 liradır ama içindeki yazılım ve zekayla beraber 1000 dolar ettiğini görüyoruz. Bizim bunu elde edebilecek üretim yöntemlerine dönmemiz gerekiyor. Bunu yaptığımız zaman bu ülke artı değerini yaratacaktır. Dış ticaret fazlalarını yaratacaktır. Bunları yaptıktan sonra gelirin adaletli dağılımını oluşturmamız gerekiyor. 2825 lirayla geçinmek zorunda kalan  insan geçinebiliyorsa bu ülkenin ekonomi  bakanı yapalım. Çünkü 2825 lira gibi bir rakam, hesaplarını yapalım Türkiye’de son bir yıldaki reel faiz ve enflasyonu hesaplayalım. Hiçbir şekilde 3 yıl önceki satın alma gücümüzü hatta 1 yıl önceki satın alma gücümüzü karşılamıyor. Şunu demek istiyorum asgari ücret artsa dahi günbegün eriyor. Altın fiyatlarına bakarak , market reyon fiyatlarındaki artışlara bakarak bu erimeyi görebiliriz. Her yerde görebiliriz. Asgari ücretin satın alma gücümüz üzerinden hesap edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu anlamda sendikalara biraz daha fazla sorumluluk düşüyor. Çünkü asgari ücret bir komisyon marifetiyle belirleniyor. Sendikaların bu konuda daha tavırlı olması gerektiğini düşünüyorum. İsteyen taraf çünkü. 2825 lira 4 kişilik bir ailenin geçimini sağlama yönünde imkansız bir rakamdır. Hakikatten Allah yardımcısı olsun asgari ücretle geçinmeye çalışan aileleri. Bu rakam gerçekten kabul edilemeyecek bir rakam. Olmaması gerekiyor. Çok daha yukarıda olması gerekiyor. Bunun ölçümlendirilmesi de bir önceki asgari ücret üzerinden olan artış oranı değil , bir yıl içindeki ülkedeki reel enflasyon hesabıyla olması lazım. Gerçek enflasyonla , enflasyon sepetine giren mamulle değil marketteki en çok tüketilen ürünlerde bir sene önceki ve bugün meydana gelen fiyat artışlarının asgari ücrete yansımasıyla hesap edilmesi gerekiyor. Kaldı ki bu bile sizin reel durumunuzu koruyor. Gelişen ekonomilerde bunun üzerinden bir ücret artışı daha olması lazım. Reel artış 10 üzerinden 12 ye çıkarabilir sizi ama enflasyon  nispetinde korur sadece ama ekonomisi gelişen bir ülkede iktidar bunu diyor gelişiyoruz, gelişiyorsa geliştiği kısım kadarda ekstra bir artış daha olması gerekiyor. Maalesef bunlar yok.

Türkiye Değişim Partisi il yöneticisi olarak 2021 den beklentileriniz nelerdir?


2021  baharı bir başka yıl olacak bence. Çok daha güzel bir baha olacak. Güneşi daha güzel ısıtacak. Yeşili daha güzel kendini gösterecek. Çünkü Türkiye değişim Partisi Türk siyasetinde çok önemli bir sorumluluk alacak. Çok önemli bir misyon yüklenecek üzerine.


Ne gibi bir misyondan bahsediyorsunuz?


Özellikle son 10 yıldaki Türkiye’de siyaset katılaşmış kutuplaşmış bir siyaset olarak ilerliyor. Herkes kendisine oy veren kitleyi daha konsolide etmek , daha etrafında kenetlemek için sert cümlelerle siyaset yapıyor. Yukarıda sert cümleler kullanılınca alt kesimde de öfke siyaseti başladı. Birbirimize hakaret etmekten, saygısızlık etmekten , küfretmekten daha önemli sorumluluklarımız olduğunu düşünüyorum siyasetçi olarak.


Nedir o?


Türkiye’nin ekmek, aş sorunu var. Çocuklarının ihtiyaçları sorunu var. Çocuklarının eğitim sorunu var. Evdeki kadının mutfakta pişirecek malzeme sorunu var. Eve gelen kocanın eşinin ve çocuklarının karşısına onurlu bir şekilde evet ben sizin için bunu yapıyorum diyebileceği bir manevi hazza ihtiyacı var. Kadının birey olarak kendini daha iyi ifade edebilceği bir güce ihtiyacı var. Türkiye’nin uluslar arası ilişkilerde saygınlığa ihtiyacı var. Doğal kaynakların çarçur edilmemesine ihtiyacı var. Turizmde Avrupada ülkemizdeki zenginliğin yarısı kadar zenginliği olmayan bile ülkelerin gerisindeyiz. Bunların toparlanmasına ihtiyacımız var. Enerji tarafında doğru yönetilmeye , nitelikli eğitime ihtiyacımız var. Sağlıkla ilgili çok büyük sorunlar var. Bakanın açıkladığı rakamların çelişkili olduğunu görüyoruz. Devlete güvene ihtiyacımız var. Bireyin özgürlüğüne ihtiyacımız var. Körleşmiş bu siyaset anlayışını değiştireceğiz. Nitelikli , güçlü bir enerjimiz, heyecanlı bir teşkilatımız var. 2021 yılı türk siyasetinin karanlığık ortaçağının sona erdiği bir yıl olacak. Buda genel başkanımız Mustafa SARIGÜL’ün etrafında toplanmış Türkiye Değişim Partisi kadroları ile güzel hesaplanmış projelerle olacak.